Makalelerimiz

HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASI

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (H.A.G.B.) kurumu, 5271 Sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 231. Maddesinde düzenlenmiştir. Cezanın belli bir denetim süresi içerisinde sonuç doğurmamasına, denetim süresi boyunca kasıtlı bir suç işlenmez ve yükümlülüklere uygun davranılırsa ceza kararının ortadan kaldırılmasına ve davanın düşmesine yol açan bir bireyselleştirme kurumudur.

Erteleme, takdiri indirim gibi bireyselleştirme kurumlarında mahkeme kararı birtakım hukuki sonuçlar doğururken, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunda ortada sonuç doğuracak bir mahkeme hükmü yoktur. Mahkeme, hukuk sisteminde sonuç doğuracak şekilde kararını henüz açıklamamış, açıklamayı geri bırakmıştır. HAGB kararı, kişinin medeni, siyasi veya özel yaşamına hiçbir kısıtlama getirmeden adeta sanığa ikinci bir şans tanır. HAGB kararı, suç işleyen kişinin hayatına ceza hukuku müdahalesini askıya almaktadır.

Aşağıdaki hâllerde sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez:

* Ceza miktarı ne olursa olsun 477 sayılı Disiplin Mahkemeleri Kanunu’nun 63/2. Maddesi gereği, bu kanun kapsamındaki disiplin suçları (disiplin suçu 26.02.2008 tarihinden önce işlenmişse hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümleri uygulanabilir.),

* Karşılıksız çek keşide etme suçu (5491 sayılı Çek Kanunu m. 5/10),

* Disiplin veya tazyik hapsi gerektiren fiiller (örneğin, ödeme taahhüdünü ihlâl veya nafaka borcunun ödenmemesi suçu nedeniyle hükmedilen tazyik hapsi; duruşma disiplinine aykırılık nedeniyle hâkim tarafından hükmedilen disiplin hapsi),

* Anayasa’nın 174. Maddesinde koruma altına alınan inkılâp kanunlarında yer alan suçlar (CMK m. 231/14),

* İmar kirliliğine neden olma suçu.

** 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar hakkında 6352 sayılı Kanun’un 105/2-b maddesi ile yapılan değişiklikle birlikte hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümleri uygulanabilmektedir. Örneğin, propaganda, örgüte yardım etme suçu vs. gibi suçları işleyenler diğer şartlar varsa HAGB kurumundan faydalanabilirler.

CMK’nın 231/5. Maddesine göre, HAGB kararı verilebilmesi için sanık hakkında hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis cezası olmalıdır. Yukarıdaki istisnalar hariç, suçun niteliğinin hiçbir önemi yoktur. CMK, iki yıl veya daha az ceza miktarını mutlak nitelikte bir ölçü olarak kabul etmiştir.

Adlî para cezası, doğrudan uygulanabildiği gibi hapis cezasından da çevrilerek de uygulanabilen bir cezai müeyyidedir. Mahkeme, yargılama neticesinde sanık hakkında doğrudan adlî para cezasına ya da hapis cezası ile birlikte doğrudan adlî para cezasına hükmetmişse adlî para cezası hakkında HAGB kararı verilebilir. Hapis cezasından çevrilen adlî para cezası için HAGB kararı verilmesi mümkün değildir.

CMK’nın 231/6. Maddesine göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için;

* Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,

* Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması,

* Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin sûretiyle tamamen giderilmesi gerekir.

* Sanığın kabul etmemesi hâlinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmez.

CMK’nın 231/7. Maddesine göre, açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde, mahkûm olunan hapis cezası ertelenemez ve kısa süreli olması halinde seçenek yaptırımlara çevrilemez.

CMK’nın 231/8. Maddesine göre, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi hâlinde sanık beş yıl süreyle denetime tâbi tutulur. 18 yaşından küçük çocuklar için denetim süresi üç yıldır.

Sanığın bu denetim süresi içinde kasten bir suç işleyip işlememesine göre iki farklı sonuç ortaya çıkabilir:

* Sanık denetim süresi içinde kasten bir suç işlemez ve hâkimin belirlediği diğer yükümlülüklere uygun hareket ederse açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak davanın düşmesine karar verilir. Dava düştükten sonra yargılanan kişi davadan önceki hukuki durumuna geri döner.

* Sanık, denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işler veya hâkimin belirlediği yükümlülüklere aykırı hareket ederse açıklanması geri bırakılan hüküm mahkeme tarafından açıklanır.

Denetim süresi içerisinde yeniden kasıtlı suç işleyen sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hüküm aynen açıklanır. Suç işleyen sanık hakkında daha önce verilen ceza seçenek yaptırımlara çevrilemez, ertelenemez. Denetim süresi içinde suç işlemediği hâlde hâkimin belirlediği denetimli serbestlik yükümlülüklerini yerine getirmeyen sanık hakkındaki hükmün de açıklanmasına karar verilir. Ancak bu durumda hükmü açıklayan mahkeme sanığın cezasının yarısına kadar olan bir kısmının infaz edilmemesine karar verebilir. Mahkeme, koşulları varsa suç işlemeyen ancak yükümlülüklere aykırı davranan sanık aleyhine hükmedilen hapis cezasını erteleyebilir veya adlî para cezası gibi seçenek bir yaptırıma çevirerek yeni bir mahkûmiyet hükmü de kurabilir.

Denetim süresi içinde yeniden suç işlenmesi hâlinde, ilk suç nedeniyle verilen HAGB kararının açıklanabilmesi için mutlaka ikinci suç hakkında verilen mahkûmiyet kararının kesinleşmesi gerekir. Nitekim, Yargıtay işlendiği iddia edilen ikinci suç kesinleşmediği hâlde, birinci suç nedeniyle verilen HAGB kararının açıklanmasını hukuka aykırı bulmuştur. (Yargıtay Ceza Genel Kurulu - 2008/25 K., Yargıtay 15. Ceza Dairesi - 2012/45113 K.).

28.06.2014 tarihine kadar işlenen suçlarda birden fazla kez hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir. Bu tarihten sonra işlenen suçlarda birden fazla kez HAGB kararı verilmesi kanuni düzenleme nedeniyle mümkün değildir.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı, tefhimden veya tebliğden itibaren 7 gün içinde itiraz yolu açıktır. HAGB kararına karşı istinaf ve temyiz kanun yollarına başvurulamaz.

Kararı veren mahkeme hangisi ise o mahkemeye dilekçe verilerek HAGB kararına itiraz edilebilir. Kararı veren mahkeme itirazı önce kendisi değerlendirir ve itiraz üzerine yapacağı inceleme ile kendi verdiği kararı düzeltebilir. HAGB kararı veren mahkeme, kararına yapılan itirazı yerinde görmezse itiraz dilekçesini itirazı incelemeye yetkili mahkemeye gönderir.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itirazı incelemeye yetkili mahkemeler şu şekilde belirlenir (CMK m. 268):

* HAGB kararı, asliye ceza mahkemesi tarafından verilmişse, karara itirazı incelemeye yetkili mahkeme, o adliyedeki ağır ceza mahkemesidir. Aynı adliyede ağır ceza mahkemesi yoksa, asliye ceza mahkemesinin yargı çevresinde bulunduğu ağır ceza mahkemesine itiraz edilebilir.

Çocuk mahkemeleri ve fikri sınai ceza mahkemeleri, asliye ceza mahkemesi derecesinde kabul edilir.

* HAGB kararı, ağır ceza mahkemesi tarafından verilmişse karara itirazı incelemeye yetkili mahkeme, HAGB kararını veren mahkemeyi sıra numarası olarak izleyen ağır ceza mahkemesidir.

Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre HAGB kararına itiraz dilekçesi incelenmek üzere kendisine gönderilen mahkeme, itiraz edilen kararı hem usûl, hem de esas yönünden denetimden geçirecektir.

Sanığın temyiz dilekçesi sunması hâlinde temyiz dilekçesi itiraz dilekçesi olarak kabul edilmeli ve itirazı incelemeye yetkili mahkemeye gönderilmelidir. (Yargıtay 15. Ceza Dairesi - 2014/16494 K.).